|
Anti-Aging – Vitality Check-up
ANTİ AGİNG CHECK UP (YAŞLANMA KARŞITI CHECK UP )
Sanayileşmiş ülkelerde bugün, çoğu insanın önceki nesillere göre daha belirgin olarak
uzun bir yaşam beklentisi var. Bu beklenti oldukça anlaşılabilirdir.İnsan, hayatının ileriki
dönemlerinde de fiziksel ve ruhsal durumunu korumak ister. Bu yüzden Anti-aging, hem
fiziksel hemde ruhsal olarak daha anlamlı şekilde ilerlemek isteyenler için bir avantajdır.
Otomoleküler takviyeler kullanılarak bu hedef gerçekçi hale getirilebilir.
Laboratuvar teşhislerine dayalı mikro besin takviyesiyle, hedef bireyselleştirilir; kişiye özel
terapiye gidilir. Laboratuvar testleri, erken tanı için en iyi ön koşuldur.
Otomoleküler maddelerin çeşitli etkileri vardır: Ruhsal dengeyi korumak, beynin üretken kapasitesini artırmak, enerji metabolizmasını – kardiyovasküler fonksyonları düzenleyip osteoporozu önlemek gibi….
Biyolojik ve mental aktiviteyi etkileyen hormonların konsantrasyonları yaşla beraber azalır. Bu durumda ise seçici bir mikro takviye yararlı olabilir.
Anti-aging Check up , erken yaşlanma risk faktörlerinin tespit edilebildiği kapsamlı bir tarama şeklidir.Mikro besin maddeleri,hormonlar,ilaçlar erken yaşlanma belirtilerine karşı mümkün olduğunca gençliği uzatabilecek şekilde terapi yapılmasını sağlar.Bireye göre seçilen hormonlar, ilaçlar yada besin maddeleri yaşlanmayı önlemeye yardımcı
olur.
ANTİ AGİNG CHECKUP İÇERİĞİMİZ AŞAĞIDADIR
48 ADET ÖZENLE SEÇİLMİŞ KAN TAHLİLİNDEN OLUŞMAKTADIR.
MİKRO ELEMENTLER
ARGİNİN:
Argininin hücre bölünmesi, yara iyileşmesi, immün fonksiyonlar ve vücuttan amonyağın atılması gibi birtakım vücut fonksiyonlarında rolü vardır. Aynı zamanda büyüme hormonu sekresyonunu uyarıcı olarak bilinmesi ile de antiaging çalışmalarında dikkati çekmektedir. Arginin son zamanlarda kalple ilgili yararlarından ötürü de dikkat çeken bir beslenme desteği olmakta. Arginin kan damarlarında genişlemeye neden olan nitrik oksit metabolizmasında rol almaktadır. Nitrik oksit kan damarlarının gevşemesine ve dolaşımın artmasına neden olan güçlü bir maddedir.
Argininin kalp hastalığına bağlı göğüs ağrısı (angina), atardamarlarda tıkanma, koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği, damar hastalıkları ve damarsal kökenli baş ağrılarında yardımcı olabileceğine, bağışıklığı ve hormon fonsiyonlarını destekleyebile-ceğiyle ilgili ön çalışmalar yapılmakta.
Atardamarları gevşeterek kan akımını artırdığından argininin, erkeklerde sertleşme sorununa da yardımcı olabildiğine dair düşünceler var.
Normal sperm yapısı argininden zengin olduğundan, sperm sayısı az olan kişilerde arginin takviyesinin sperm sayısını artırmaya yararlı olabileceği düşünülmekte.
İşte bu ikiz özelliği nedeniyle son zamanlarda özellikle erkekler arasında arginin kendinden bahsettiriyor.
SİSTEİN:
Aminoasitlerimizdendir.Vücudumuzdaki toksinleri ve zararlı maddeleri yok eder..Sistein, sağlıklı cilt,saç ve tırnaklar için gereklidir.
GLUTAMİN:
Glutamin, aminoasitlerin anası olarak adlandırılıyor. Glutamin , vücutta nitrojenin taşınmasına da yardımcı oluyor. Ayrıca glutaminin adalenin glikojen depolama yeterliğine de yardımci oldugu biliniyor. GH(Büyüme Hormonu) salgısını arttırdığı da söylenmekte; ağız yoluyla ekstra olarak 2 gram seklinde alinmasinin GH düzeyini arttırdığı rapor ediliyor.
Glutamin , adale dokusunda oldukça bol olarak bulunuyor. Bağırsaklar, bağışıklık sistemi vb. diyet yoluyla yeterli glutamin almadığı zaman, ihtiyaç adale dokusundan çalınmak suretiyle karşılanıyor. Bu da katabolizm yani adale yıkımı demek. Adaledeki glutamin düzeyi düştüğü zaman, hücre hacminin düsmesi söz konusudur. Adaledeki glutamin düzeyinin korunması için manganez adli mineralin önem taşıdığı söyleniyor. Son araştırmalar, glycine adli aminoasidin glutamin ile birlikte olduğu zaman, hücrenin hacim kazanmasini teşvik ettigini göstermektedir. Ayrica kan şekeri konsantrasyonunun sürdürülmesi icin adaleden glutamin saliverildigi de söylenmekte.
GLİSİN: Karaciğerde yapılır ve detoks için gerekli olan ve aynı zamanda önemli bir aminoasitlerden olan arginin , kan damarlarının çapını düzenleyerek, böylece kan akışını düzenler. Karaciğerce üretilen, antioksidan olarak kullanılan ve detoks için önemli bir elementtir. Bağışıklık hücreleri ve gastrointestinal sistem için gereklidir.Nörotransmitterdir.
LİZİN: Lizin, kemik metabolizması için gereklidir. Lizinin azalmış düzeyleri, stres toleransını azaltır.
METİYONİN: Metionin, karaciğerin detoksifikasyon etkinliğinin yanında çeşitli nörotransmitterlerin üretimi için gereklidir.
MAGNEZYUM: Anti-stres,mineral ve enerji döngüsü (metabolizması) için önemlidir.
TRİPTOFAN: Beslenme alışkanlıkları açısından iyi bir yönelim ve iştah düzeni için hayati önem taşımaktadır.
TİROZİN: Tirozin seviyesindeki düşme bitkinlik ve yorgunluğa yol açar.
KARNİTİN, KOENZİM Q10: Mikro hücrelerde enerji üretimi için ve fitness için gereklidir.
SELENYUM: Önemli bir anti oksidatif elementtir ve çevresel etkilerin vücuda zarar vermesine karşı vücudu korur.
E VİTAMİNİ: Yağda çözünen en önemli antioksidandır. Anti-enflamatuvar özelliği vardır.Bağışıklık sistemini uyarır, kan damarlarını koruyucu şekilde çalışır.
C VİTAMİNİ: Suda eriyen önemli bir antioksidan olup kardiyovasküler hastalıklara karşı koruma sağlamanın yanında , stres azaltma , bağışıklık sistemi etkinliği ve toleransınıgeliştirir. Birçok hormon ve nörotransmitlerin üretimi için gereklidir.
D VİTAMİNİ: D vitamini sadece kemik yapısı için önemli değildir. 
D vitamini eksikliği otoimmün hastalıklar,kalp yetmezliği,yüksek tansiyon,osteoporoz,kanser,diabet riskini artırır.
BİYOTİN( H VİTAMİNİ): Biyotin, yağ metabolizmasını, sağlıklı güzel bir cilt, güçlü saç ve tırnaklar,kan şekerinin düzenlenmesi için önemli bir vitamindir.
TAURİN: Kardiyovasküler sistem için çok sayıda koruma fonksyonu sağlar. Karaciğer metabolizmasını geliştirir. Anti-inflamatuvar ajan olarak bağışıklık ve hareket sistemini uyarır.
VİTAMİN A: A vitamini cilt ve mukoza hücrelerinin normal büyümesi için ön koşuldur.Duyu organlarının işlevi için gereklidir.
ÇİNKO: Çinko, cilt, çeşitli organ sistemleri, bağışıklık sistemi,karaciğer metabolizması,akciğerlerde gaz değişimi,yara iyileşmesi gibi fonksyonları yapar.
HORMONLAR
TSH-FT4-FT3: Klinik tıpta troid fonksyon parametresi olarak bilinir.Hipo troid yada hiper troidi (iç guatr yada dış guatr)yaşlanma ile ilgili süreçleri hızlandırabilir.
KORTİZOL: Kortizol, önemli bir metabolizma ve stres hormonudur.Kortizolün yüksek seviyeleri ince ve hassas bir cilt, yara iyileşmesinde zorluk ve osteoporoza neden olur.
RENİN: Böbrekce üretilen bir hormondur. Anjiotensin ve aldesteron ile birlikte bedensel sıvı dengesini ve kan basıncını ayarlar.
E2 (ESTRADİOL)-FSH-LH-TESTOSTERON: Bu cinsiyet hormonları vücudun şeklinde, sıkı vücut dokusunda, fiziksel aktivite ve bellekte önemli rol oynar.
SHBG(SEX HORMONE BİNDİNG GLOBULİN): Testesteron ve östrojenler gibi gonadal hormonlar SHBG tarafından bağlanarak dolaşımda taşınır. Hipertiroidizm, anoreksia nervosa, gebelik ve sirozda SHBG düzeyi düşerken, hipotiroidizm, hirşutizm, obesite ve PKOS’da SHBG düzeyi artar.
Polikistik over sendromu ve troid hastalıklarını işaret eder.Sex hormonunun yüksek olması cinsel hayatı olumlu etkiler genç kalma sürecini uzatır.Libidoyu arttırır.

DHEAS: Kadın ve erkek cinsiyet hormonlarının önemli bir habercisidir. Kanda en yüksek konsantrasyonda bulunur.DHEAS düzeyi yüksekse kardiyovasküler hastalar için risk faktörü yoktur.Yaş ve DHEAS da artış olduğunda kortizol düzeyi azalır.
SOMATOMEDİN C: STH Büyüme hormonunun işlevini değerlendirmek için en güvenilir parametredir. Düşük konsantrasyonu yaşlanmayı hızlandırır. Kemik ve kas metabolizması ,kardiyovasküler sistem ve ruh üzerinde olumsuz etki yapar.
MELATONİN: Epifiz bezince salgılanır ve biyolojik ritim düzenlemesinde önemlidir.Melatonin aynı zamanda merkezi sinir sistemi için çok etkili bir antioksidandır.
METABOLİK PARAMETRELER
GGT-GOT-GPT: Bunlar, karaciğer metabolizmasını değerlendirmek için önemli enzimlerdir.
TOTAL KOLESTROL-HDL-LDL: Yüksek total kolestrol ve ldl düzeyleri damar sertliği için risk faktörleridir. Hdl, damar sertliğine karşı korur.
ÜRİK ASİT: Aşırı yüksek ürik asit, angina pectoris ve kalp krizi için risk faktörüdür.
FERRİTİN- hs CRP: Bu iki parametre,inflamatuvar sistem için belirleyicidir.
BNP: BNP nin kandaki konsantrasyonu, kalp kaslarının daha iyi çalışması için gereklidir.
KREATİN: Kreatinin kandaki seviyesi,böbrek fonksyonları için önemlidir.
HbA1C: HbA1C, kan şekerinin takibinde güvenilir bir parametredir. Bu yüzden,uzun süreli kan şekerini izlemek için uygundur. Kırmızı kan hücrelerinin glukoz hafızası olarak bilinir.
HOMA-IR: Homa hesaplaması, insülin direnci ve pankreas beta hücrelerinin salgıladığı insülin hakkında bilgi sağlar.
AĞIR METALLER
CİVA-KURŞUN-ALÜMİNYUM:
Ağır metallerin aşırı konsantrasyonu özellikle kardiyovasküler sistemde,bağışıklık sistemi ve sinir sisteminde hasar meydana getirir.
Ağır metaller, enzim fonksyonları üstünde olumsuz etkiye sahiptir ve serbest radikallerin
salınımını teşvik eder.
Otomoleküler maddelerin çeşitli etkileri vardır: enerji isteğinin geliştirilmesi, sinirsel olarak

dengeli bir ruh hali, kardiyovasküler fonksyon, osteoporozun önlenmesi,bağışıklık sistemi
donanımının güçlendirilmesi….
|