Cüzzam Hastalığı: Korkulan Ama Tedavi Edilebilen Bir Enfeksiyon
Bugün bu hastalık erkenden yakalandığında tamamen iyileşiyor. Gelin cüzzam nedir, kimde görülür, nasıl bulaşır ve nasıl tedavi edilir; hepsini tek tek konuşalım.
Cüzzam Nedir?
Cüzzam, tıp dilinde lepra olarak da geçen, Mycobacterium leprae (lepra) adlı bakterinin neden olduğu uzun seyirli bir enfeksiyon. Bu bakteriyi 1873’te bulan hekim Gerhard Hansen’in adıyla “Hansen hastalığı” da deniyor. Daha çok deriyi, sinirleri, gözleri ve burun-boğaz bölgesini tutuyor. Açıkçası en sinsi yanı, çok ağır ilerlemesi: bakteri vücuda girdikten sonra belirti vermesi beş yılı, kimi zaman yirmi yılı buluyor. Yani cüzzam hastalığı çoğu kişide yıllar sonra fark ediliyor. Bir de şu var; halk arasındaki “organlar kendiliğinden düşer” inancı doğru değil.
Cüzzam Hastalığı Neden Olur?
İşin kökeninde tek bir sebep var: Mycobacterium leprae (lepra) bakterisi vücuda yerleşip sinir ve deri dokusunda çoğalıyor. Ama herkes bu bakteriyle karşılaşınca hastalanmıyor. Bağışıklığı sağlam olan çoğu insan, bakteriyi alsa bile atlatıyor. Bulaşma da sandığınız kadar kolay değil; genelde tedavi olmamış bir hastayla uzun süre, çok yakın yaşandığında öksürük ve hapşırıkla saçılan damlacıklardan geçiyor. Kalabalık ortamlar, ailesel yatkınlık ve bağışıklığı zayıflatan durumlar riski biraz yükseltiyor.
Cüzzam Nasıl Önlenir?
Henüz herkese yapılan bir aşısı yok, o yüzden korunmanın yolu büyük ölçüde temastan geçiyor. Tedavisi başlamamış bir hastayla uzun süreli ve çok yakın temastan uzak durmak en mantıklısı. Bence asıl önemli nokta şu: hastalığın yaygın olduğu yerlerde insanların erkenden tanı alıp tedaviye başlaması, bakterinin başkalarına geçmesini büyük ölçüde durduruyor. Tedavi başladığı an bulaştırıcılık hızla azalıyor; yani en güçlü korunma aslında erken tedavi.
Cüzzam Hastalığının Türleri Nelerdir?
Hastalığın nasıl seyredeceğini belirleyen şey, kişinin bağışıklık sisteminin bakteriye verdiği tepki. Bu tepkiye göre cüzzam karşımıza üç ana biçimde çıkıyor.
Tüberküloid Lepra
Daha yumuşak seyreden tip bu. Vücutta az sayıda leke görülüyor, lekelerin sınırları belirgin, ortası normal deri gibi, kenarları sertçe. Dokunduğunuzda his azalmış ya da büsbütün kaybolmuş oluyor. Sinirlerde kalınlaşma dikkat çekiyor ama bulaştırma ihtimali düşük.
Borderlayn Lepra
Hastaların çoğu tam da bu ara grupta. Diğer iki tipin özelliklerini bir arada taşıyor ve bağışıklığa göre zamanla bir yöne kayabiliyor. Sinir tutulumu ciddi olduğundan, leprada gördüğümüz şekil bozukluklarının önemli bir kısmı bu formdan kaynaklanıyor.
Lepromatöz Lepra
En ağır olan tip. Bakteri burada bol bol çoğalıyor ve vücuda geniş alana yayılıyor. Önce iki tarafta birden, sınırları belirsiz, bakır kırmızısı lekeler çıkıyor. İlerleyince yüzde “leprom” denen kabarıklıklar, burun tıkanıklığı ve kanama ekleniyor. Tedavi edilmezse gözleri de etkileyip görme kaybına kadar gidebiliyor.
Cüzzam ile Ortaya Çıkabilecek Riskler
Tedavi edilmeyen cüzzam hastalığı ilerledikçe sinir hasarına bağlı sorunlar getiriyor. Erken davranınca bu risklerin neredeyse tamamı önleniyor. Geç kalındığında ise hissizlik yüzünden fark edilmeyen yanık ve yaralar, tekrar eden enfeksiyonlar, parmaklarda şekil bozuklukları, ayak tabanında geçmeyen yaralar, yüz kaslarında zayıflama ve göz problemleri gündeme gelebiliyor.
Cüzzam Hastalığı Belirtileri Nelerdir?
Belirtiler ağır ağır geliyor ve genelde ilk uyaran, ciltteki his kaybı oluyor. Çoğu kişi bir yerini yakana ya da kesene kadar durumu fark etmiyor bile. Sık karşılaşılan işaretler şöyle:
- Ciltte açık renkli, kırmızımsı ya da bakır tonunda lekeler
- El ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma
- Sıcak-soğuk farkını hissedememe
- Kaslarda güçsüzlük, hassaslaşmış ve ağrıyan sinirler
- Kaş ve kirpiklerde dökülme
- Burun tıkanıklığı ya da burun kanaması
- Yaraların bir türlü iyileşmemesi
Cüzzam Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?
Tanı çoğunlukla deri muayenesiyle başlıyor. Hekim lekelere, renk değişimine ve his kaybına bakıyor. Kesin sonuç için deriden küçük bir parça alınıp mikroskopta inceleniyor; bakteri dokuda görülüyor mu, ona bakılıyor. Gerekirse sinir biyopsisi ya da bakterinin genetik izini süren PCR testi devreye giriyor. His ve kas gücü testleriyle de sinirlerin ne kadar etkilendiği ölçülüyor. Erken tanı burada gerçekten fark yaratıyor, çünkü kalıcı bozuklukların önüne ancak böyle geçiliyor.
Cüzzam Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Asıl güzel haber burada: cüzzam artık tedavi edilebilen bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği yöntemde dapson, rifampisin ve klofazimin gibi birkaç antibiyotik birlikte kullanılıyor. Tedavi, hastalığın tipine göre genelde altı ayla iki yıl arasında sürüyor. İlaçlar başladığı anda bakterinin başkalarına geçişi de kısa sürede kesiliyor. Şunu da belirtmek gerek: antibiyotikler enfeksiyonu temizliyor ama daha önce oluşmuş sinir hasarını geri alamıyor. İşte tam da bu yüzden erken başlamak çok kıymetli. İhtiyaç olursa sinir iltihabını yatıştıran ilaçlar ve fizik tedavi de sürece ekleniyor.
Cüzzam Komplikasyonları Nelerdir?
Hastalık geç fark edilir ya da tedavi yarıda bırakılırsa bazı kalıcı izler kalabiliyor. El ve ayaklarda pençeleşme gibi felçler, gözün tam kapanamaması, görme kaybı, burun ve damakta deformiteler bunların başında geliyor. Ağır olgularda böbrek sorunları ve ikincil enfeksiyonlar da tabloyu zorlaştırabiliyor. İyi haber şu ki düzenli kontrollerle bunların çoğu engelleniyor.
Cüzzam Nasıl Geçer?
Cüzzam, doktorun verdiği antibiyotik kombinasyonunu aksatmadan kullanınca kontrol altına alınıyor. Tedaviyle birlikte bakteri yükü düşüyor, bulaştırıcılık neredeyse sıfırlanıyor. Bu süreçte hissin azaldığı bölgeleri korumak, yaralanmalardan kaçınmak, iyi beslenmek ve kontrolleri kaçırmamak iyileşmeyi hızlandırıyor. Tedaviye sinir hasarı oluşmadan başlanırsa kişi hiçbir iz kalmadan toparlanabiliyor.
Cüzzam Hastalığı ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Cüzzam hastalığı bulaşıcı mıdır?
Bulaşıyor ama düşünüldüğü kadar kolay değil. Cüzzam ancak tedavi görmemiş bir hastayla uzun süre, çok yakın bulunulduğunda damlacık yoluyla geçiyor. Salgın yapan bir hastalık değil.
Cüzzam virüs müdür yoksa bakteri mi?
Bakteri. Etkeni Mycobacterium leprae (lepra) adlı bakteri, dolayısıyla virüs değil. Bu yüzden de tedavisi antibiyotiklerle yapılıyor.
Cüzzam hastalığı nasıl önlenir?
Tedavisi başlamamış hastalarla uzun süreli yakın temastan kaçınmak ve şüpheli bir belirti görünce erkenden hekime gitmek en iyi yol. El sıkışmak, sarılmak ya da birlikte yemek yemek hastalığı geçirmiyor.
Cüzzamın tedavisi ne zaman bulundu?
Etkili ilaç tedavisi 1980’lerin başından beri uygulanıyor. Türkiye’de ise 1976’da Prof. Dr. Türkan Saylan öncülüğünde kurulan Cüzzamla Savaş Derneği, bu mücadelede bir dönüm noktası oldu.
Cüzzam dokunmakla bulaşır mı?
Hayır. Kısa bir dokunuş ya da aynı ortamda bulunmak bulaşma için yeterli değil. “Dokununca geçer” düşüncesi tamamen yanlış.
Tedavi edilen kişiler hastalığı yeniden geçirir mi?
Tedavi tamamlandığında bakteri etkisini yitiriyor ve hastalık çoğunlukla tekrarlamıyor. Sadece bağışıklığın ciddi şekilde çöktüğü nadir durumlarda yeniden canlanma görülebiliyor.
Cüzzam günümüzde hâlâ görülüyor mu?
Evet, özellikle tropik iklimli ve gelişmekte olan ülkelerde hâlâ var. Ama bugünkü tedavi imkânlarıyla toplum için bir salgın tehdidi oluşturmuyor.
Cüzzam tedavi edilmezse ne olur?
Sinir hasarı zamanla ilerliyor; hissizlik, kas zayıflığı ve kalıcı şekil bozuklukları gelişebiliyor. Bu da hareket kabiliyetini ve günlük hayatı ciddi şekilde etkiliyor.
Cüzzam (lepra) şüphesinde doğru tanıya ulaşmanın yolu güvenilir laboratuvar testlerinden geçiyor. İstanbul Laboratuvarları olarak Mycobacterium leprae bakterisini saptayan mikrobiyolojik ve moleküler analizleri uzman ekibimizle bünyemizde gerçekleştiriyoruz.
Bu yazı genel bilgi vermek için hazırlandı; tanı ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurun. İçerikte Sağlık Bakanlığı ve uzman sağlık kuruluşlarının güncel bilgilerinden yararlanıldı.